Ludum Dare - 48 Saatlik Oyun Yapma Etkinliği

Geçtiğimiz cuma yolladığım kısa duyuruda daha uzun bir yazı yazacağımı söylemiştim. PyWeek hakkında detaylı bilgi edinme fırsatım olmasa da Ludum Dare'nin 15.sine katıldım (ama yaptığımı yetersiz bulduğumdan teslim etmedim, yine de bakmak isterseniz burada). İşte hafta içinde azar azar yazdığım yazı.

Öncelikle biraz Ludum Dare'den bahsedeyim. İsim Latince "oyun", "oynamak" ve "vermek" kelimelerinin birleşiminden oluşuyormuş. Amacımız iki gün (48 saat) içinde, yarışmaya katılanların oyları ile belirlenen bir tema ile ilgili bir oyun yapmak.

Katılım, diğer tüm iletişim ve sonuçların belirlenmesi internet(daha doğrusu blog) üstünden gerçekleşiyor. Kurallar oldukça basit, tek kişi katılabiliyoruz ve oyunu sıfırdan yapmamız gerekiyor. Tabii burada 'sıfırdan' kelimesi kafa karıştırabilir, içerik(grafik/müzik) tamam ama oyunu assembler ile mi yazacağız? Herkesin erişimine açık olan ve kendi içinde oyun mantığı içermeyen her kütüphane(oyun yapımı için tasarlanmış kütüphaneleri de kullanabilirsiniz) ve araç(kurallarda "middleware" diye geçiyor, 'oyun yapma programlarını' da içeriyor) serbest. Örneklerle anlatmak daha açıklayıcı olacaktır sanırım.
  • Açık kaynak kodlu olan ve 'oyun olmayan' herşey serbest, örneğin pygame ya da OGRE.

  • Oyun yapımı için kullanılan ücretli/ücretsiz araçlar da serbest, örneğin Unity ve Gamemaker. Bu araçlar hakkında yeterli bilgim yok fakat sonuçta bu bir oyun yapımı yarışması ve bir grafik yarışmasında Photoshop'un serbest olması ne kadar normalse bu da o kadar normal sanırım. Bu arada Adobe Flash da serbest, flash oyunu yaparak da katılabilirsiniz.

  • Kendi yazdığınız kütüphaneleri ise diğer katılımcıları kütüphanenizden haberdar ederek ve kaynak kodunu açarak kullanabiliyorsunuz.

  • Yasak olan şeyler ise, sanırım, her isteyene kullanım izni verilmeyen kütüphaneler (Xbox, Playstation ve Wii SDK'ları gibi). Bir de başka bir oyuna mod yaparak katılamıyorsunuz.

Bu kadar serbest olmasının sebebi ise "yarışma"nın mantığında yatıyor. Evet, sonunda katılımcıların(48 saat sonunda bir ürün teslim edenlerin) oyları ile en iyiler seçiliyor. Fakat yine de Ludum Dare'ye yarışmadan ziyade etkinlik ya da organizasyon demek daha doğru bence.

Bir kere herhangi bir ödül yok. Daha doğrusu herkes gösterdiği çaba ve yetenekleri ölçüsünde bir ödül alıyor, o da ortaya çıkardığınız ürün.

Bir de etkinliğin geçtiği "mekan" hemen hemen blog ve irc kanalından ibaret olsa da çok sıcak bir atmosferi var. Eğer bloga göz atarsanız sizin de fark edeceğiniz üzere belli bir kültür ve topluluk bilinci oluşmuş durumda.

Sanırım Ludum Dare'nin ne olduğunu yeterince açıklamış oldum, biraz da kendi düşünce ve değerlendirmelerime yer vermek istiyorum.
  • İstediğiniz platformda ürün verebilirsiniz. İster BSD altında çalışsın, ister Commodore 64'te. İsterseniz yalnızca CNC tezgahının panelinde oynanabilen bir oyun yapın. Fakat etkinliği düzenleyenlerin ürünü daha fazla kişinin deneyebilmesi ve daha adil bir oylama olması adına tavsiyesi, ne yaparsanız yapın, Windows XP'de çalışan bir portunun olması. Bu bizim için problem değil çünkü açık kaynaklı kütüphaneler rahatlıkla farklı sistemlere taşınabiliyor. Zaten portu hemen yapmanız da gerekmiyor, oylama süresince(iki hafta) ekleyebilirsiniz.

    Fakat doğrudan Linux altında geliştirilen ya da sonradan Linux'a taşınan pek fazla oyun yok. Tabii bunda Unity ve Gamemaker'ın Linux desteği olmamasının da payı büyük. (LD15'e katılan 144 oyundan 24'ünün Linux sürümü var, 30'u Flash oyunu ve 7'si de Python(pygame), Java ve Lua(Löve) gibi platformdan bağımsız dillerde yazılmış. Bugün saydım, biraz hatalı olabilir ama genel bir fikir veriyor.)

  • Oyunların iki gün içinde tamamlanıp yarışmaya katılan sürümlerinde pek çok özellik eksik olmasına rağmen pek çok oyun yarışma sonrasında geliştirilmeye devam ediyor. Hatta Tokyo Game Show içindeki Sense of Wonder Night gibi etkinliklerde yer bulanlar bile var.

    Eğer etkinlik sırasında yarattığınız ürünün gelişmeye açık olduğunu düşünüyorsanız (ve kodunuz az çok derli toplu haldeyse) açık kaynaklı bir proje haline getirebilirsiniz. Sonuçta benim böyle bir fikrim var diyerek açık kaynaklı bir proje oluşturamıyoruz. Linux bile başlangıçta belli bir kod tabanına dayanıyordu. Etkinlik hem fikir hem de kod tabanı yaratmanızı sağlıyor.

  • Oyun geliştirmeye dair Türkiye'de ve dünyada çok fazla şey söyleniyor ve bunların çoğu profesyonellerin ağzından çıkmıyor. Tıpkı mizah dergilerini takip edenlerin en az bir kez karikatür çizmeyi denemesi ve dergiler/çizerler ve mizah hakkında atıp tutması kadar normal bir şey bu. Ben de buradan yola çıkarak bir iki şey söyleme hakkını kendimde buluyorum.

    Oyun geliştirme sürecinde ortaya çıkabilen sorunlardan biri çok büyük hedefler koymak ve adım adım gitmemek. 48 saat içinde çalışan bir sonuç ortaya koymak görülebilir hedefler koymayı gerektiriyor. Bunun yanında etkinlik sonunda şunlar iyi gitti, bunlar kötü gitti, şunları yanlış planlamışım şeklinde bir "post-mortem" yazmak da adetten. Kısaca etkinliğin küçük olsun bizim olsun felsefesini ve gerçekçi planlar yapmayı öğretmesi sebebiyle pedagojik değer taşıdığını düşünüyorum.

  • En önemlisini sona sakladım, etkinlik çok ama çok eğlenceli. Dünyanın dört bir yanından insanlar o günkü yemeklerinin fotoğraflarını yolluyor. Blogdan gözünüze kestirdiğiniz oyunların gelişme sürecini izleyip yorum yapabiliyorsunuz. İki günlüğüne de olsa (tabi oyun sektöründe çalışmıyorsanız) farklı bir şeyler kodlayıp, grafik ve müzik gibi yetenekleriniz varsa onları konuşturuyorsunuz.

Çoğu insan haklı olarak "48 saati kim kaybetmiş de ben bulayım" diyecektir. Yine de ilgililer ve öğrenciler kesin katılmalı diye düşünüyorum. Her seviyede profesyonel ve amatör katılımcılar var. Ben bile katıldım utanmadan.

İlginizi çekebildiysem sıcağı sıcağına etkinlik blogunun 15. LD kategorisine ve katılan ürünlere bakmanızı tavsiye ederim. Takvimde Eylül ortasında bir mini-LD ve Aralık'ta da 16. LD var, şimdiden katılmayı aklına koyanlara duyurulur.
Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

DONKEY.BAS

Tekken 7 Linux'a da Gelebilir

Dinozorus